Erik

Merhaba.Ben Büşra.

Uzak uzak, mavi mavi deniz gören balkonumun son günlerinde gene seni dinlerim.Düşünürüm de düşünürüm.Belki kahve yaparım.Kim bilir belki de çay.Yeni evim apartman manzaralı olacak, ona eminimdir.Olsundur.Huzur olsundur.Yarın staj olmasındır.Yarın tüm felç geçirmiş hastalarım iyi olsundur.Hatice teyze haftaya taburcu olsundur.Hatice teyze pamuk gibidir.O yüzden o da huzurlu olsundur.Dizlerinin ağrısına çare olabilelimdir.Tekerlekli sandalyesini kullanılmayan kilere kaldırması için dua edelimdir.Tekerlekli sandalyesini kullanılmayan kilere kaldırması için tedavi edelimdir.Hiç unutmayalımdır.Herkes eşittir fakat bazıları daha eşittir.

Tek başına yaşamaya hazır(mıy)ım

Ne bileyim, tek kahvaltı yapmak.Tek kişilik yemek yapmak.Bunlar hep hüzün.Tek başına perde almak belki güzel olur, deneyimleyince yazarım.Şu çiçekli olanlardan.

Ali Seriati-Kendini Devrimci Yetistirmek

Ali Seriati-Kendini Devrimci Yetistirmek

(ellerindesumbulteber-deactivate gönderdi)

Tonlarca tuzlumsu sular şeklinde ağlamak istiyorum ve sonra şöyle bir ses duymak ”peçeteye ihtiyacın var gibi” Sonrası gülümsemeler.

Çok sevdiğim insanları kırmanın üzüntüsünü içimde çok hissediyorum.Ah bu hatalarım.Yarın hava güzel olsun istiyorum.Yarın hava bahar olsun istiyorum.Bostancı istiyorum.Çimler istiyorum.Kulaklık istiyorum.Ipod istiyorum.Gözlerimi kapatmak istemiyorum.Gözlerimi gökyüzüne kapatmak istiyorum.Salonda yorganım üzerimde uzanmayı özlemişim diyorum.Bir bardak çay alıp bisküvi batırıyorum.Çok lezzetli ama pek işe yaramıyor.Turuncu balık şarkıları dinliyorum.Çok sevdiğim insanları kırmanın üzüntüsünü içimde çok hissediyorum.

Kardan karlı.
Vintage dediğimiz şey, gerçekten anneden süregelen çantalardır canlarım.
Kıps.
Çay da vardı.

Ve soldan yükselen güneş var.

Güney var.

Şu sıra biraz uzakta ama aslında tam içimde.

Birkaç parça çalabildiğim mızıkam var.

Balık var.

Vazgeçemediğimiz şarkılar var, şiirler var, kitaplıklar var.

Şuan el ele tutuşmuş yaşlı bir çift var.

Fildişi rengi kemik işlemeler var.

Fildişi rengi kemik işlemeler ne güzel.

Sarılan insanlar ne güzel.

Kara kalem çizimler var ve onları çizen güzel, sonsuz eller.

Almamı bekleyen abajurlar var.

Almayı beklediğim abajurlar var.

Tam şuan teknesinde balık tutarken derin düşüncelerde olan insanlar var.

Tam şuan ağlayanlar ve 

Girmem gereken sınavlar, yetişmem gereken yerler, üstesinden gelmem gereken olaylar var.

Tüm bunlar için bir de Büşra var.

Büşra müjde demek, müjde’m misin?

Biraz sinirlenme var tabi.Sana artık müjde değil.

Hiç değil.

Ne diyordum, vazgeçemediğimiz şarkılar var.

Çünkü şu sıra hayat,

bu ritmde akıyor.

Ece ayhan tanıdığı kişileri ünlü müzisyenlerle eşleştirmiş. yiring.

 

cemal süreya-yves montand- http://fizy.com/#s/2b59eo

yaşar kemal-ibrahim tatlıses-http://fizy.com/#s/1ahji4

turgut uyar-frank sinatra-http://fizy.com/#s/1lvw9o

sezai karakoç-kani karaca-http://fizy.com/#s/1pow69-

ilhan berk-madonna-http://fizy.com/#s/14yyfs

sezer tansuğ-bimen…

(ellerindesumbulteber-deactivate gönderdi)

Böyle gel bana, gel de ‘5 çayı’ nı konuşalım biraz, öncesinden.
En güzel yılbaşı hediyesinin bende olması, handmade olması ve hazalım olması isimli şanslarım

Cumartesiler huy olarak yaşamayı zorlaştırmayacak sıcaklıkta şekillenmeliler diye düşünerek uyanıyorum.Cumartesiler kar desenli kazak gibi güzel olur çünkü.Pazarlar ve salılar kar desenli kazak gibi güzel olmazlar çünkü.M.B. günü bugün, geç kalmayayım diyorum.Ne zaman böyle desem geç kalıyorum.Gecikekalıyorum.Sepetli bisiklet gibi olur bugün.M.B. çok anlatmıştı Fatih’i.Kesin sepetli bisiklet gibi olur.Aceleden kahvaltı etmiyorum.Ama bi yandan da canım nasıl masa dolu kahvaltı çekiyor.Sobada kızartılmış ekmek düşlüyorum.Sobanın odayı ısıtma gücünde mutluluk düşünüyorum.Neyse diyorum.Fatih o denli güzelse eğer, M.B. kahvaltısız gitmemi kahvaltılandırır düşüncesi koşarak aklıma giriveriyor.Vapura bindiğim zaman haber veriyorum.M.B. zaten kendinden emin, ‘o kadar iyi biliyorum ki ne zaman ineceğini’ diyor.’Tam 28 dakika sonra’ diyor.Vay anasını diyorum.Mesela benim her gün derse tam 7 dakika gecikmem gibi iddialı bir söz neticede.Vapurun popüler kombini ise çalışandan geliyor ve yineleniyor; ‘çay var, tost var, sahlep var.Sahlep 1.5’ Karşımda hangi ırktan olduğunu tahmin edemediğim 2 adam var.Hiç aşina olmadığım bir dil konuşuyorlar ama ellerinde türkçe bir tanıtım kitabı var.Montlarını çıkarmamışlar.İnince üşüyeceksiniz diyesim geliyor.Sonra, üzerimdeki monta biraz daha sarılıyorum.Üzerimdeki şiire de sarılıyorum.Öyle bir havada geliyorum.Gökyüzüne bakıyorum vapurdayken, resim çantam olsaydı halen, kesinlikle monami açık maviyi göklere salardım.Bitsin varsın.‘çay var, tost var, sahlep var.Sahlep 1.5’ Monamiyi düşünürken burnuma pastel boya kokusu geliyor.Hep öyle olur ya.Bazı anlarda arka fon müzikleri çalar.Bazı anlara arka fon kokuları dolar.M.B. tahminine sadık kalıyor diyebiliriz.Sonra ilerde satın almak istediğim yere gidiyoruz.Görseniz, siz de satın almak isterdiniz.Ama üzgünüm, görmediniz.Odun sobasını görünce içim ısınıyor.İçimi bir odun sobası ısıtır, bir de bazı bazı turunç yazıları.Masada, üzerinde 2 düğme olan değişik bir araç var.Düğmeye dokunuyor M.B.’Bu sayede bizden haberleri olup, içerden geliyorlar’ diyor.Çay bardaklarımız ince belli, geliyor.Sohbetimiz ince belli, gidiyor.Arkadaşlık güzel şey.Ara sokaklarından geçiyoruz.Her yer fazlaca güzel.Bir çengelköy, bir burası diyorum içimden.Giderken kasap ve balcı selamlıyoruz.Burası da istanbul.İkinci gittiğimiz yer bence çay tabaklarıyla ünlenmeli.Meğer at pazarı meydanındaymışız.Şilan, ‘öyle bir pazar olamaz’ diyor.M.B. ile gülüyoruz.Aramızdaki en kısa mesafe, çay mesafesi oluyor.Planlananın aksine, uzun kalamıyorum.Bir telefonla bazı şeyler üzünç yapabiliyor.Bir vapurla bazı şeyler mutlulandırmalı olabiliyor.M.B. hiç konuşmuyor ama ben ona baktığımda aslında konuşmasam da beni dinlediğini biliyorum.Bu, iyi hissettiriyor.Biraz üzülüyor ama ‘gene gelirsin’ diyor.Giderken vitrinlerde ukuleleleri seçmeye çalışıyoruz.İçimdeki kitap a’sı gibi, sevmediğim bir his var ama onu da derine gönderiyorum bu sayede.’Geldiğin için teşekkür ederim’ diyor M.B.Ben, geldiğim için teşekkür ediyorum, bilmiyor.Aramızdaki en kısa mesafe, çay mesafesi oluyor.

içimin içindeki kırık çekmecelerin artık tamir edilmesi lazım geliyordu.üzünç olmayan ismim ve ben, tavanarası olmayan 3 oda bir salon geniş ve aydınlık evimizde otururken bol köpüklü biramızı değil, sabahtan artakalan ısıtılmış çayı yudumluyorduk. parmaklarımızın şekli yeterince düzgün değildi. tırnak uçlarımız kırçıllı ve portakal kabuklarından mütevellit sarıydı. ellerimizi vazelinlemek her günkü adetimizdendi. bulaşıkları bir günden fazla lavabonun içinde bekletmek adetimizden değildi. iki kişilik salep sütü evdeki cezveye fazla geliyordu ve taşma, kaynamadan önce gerçekleşiyordu. salepimiz dudaklarımızı yakamıyordu. iki kilo ıspanağın içine pörsümüş yapraklı bir demeti de sıkıştırmayı ihmal etmeyen pazarcıya itiraz edecek gücü kendimizde bulamıyorduk.ıspanakları bol su ile yıkıyorduk.çekmeceler her hareketimizle tangır tungur ediyordu.

2kat aşağıdan ihsan beyfendi kalbimi yumrukluyordu.

- bu ne gürültü akşamın bu vakti?

ıspanaklardan kum fışkırıyordu, içimden eskil duygular.

lavabo delikleri tıkanıyordu, unutmak delikleri tıkanıyordu. tüm gideğenlerim tıkanıyordu. bu ellerimle hiçbir deliğe dokunmak elimden gelemiyordu.

trenlere hınç duyuyordum. rayları düğümleyip binemediğim trenler eline vermek geçiyordu bazısı içimden.

otobüs camlarına çarpan kuşları göğsümde biriktiriyordum. iade-i taahhüt denen şeyden hoşlanmıyordum.örtün beni!üzünç olmayan adımla ve hiçbir içkiye karşı mütehammil olamamış, bulanmalara meyyal midemle içimdeki kırık çekmeceleri dolduruyorum örtün beni.

yer çekesice karanfiller ve fazla bekletilmekten acımış ev zeytinlerle dolduruyorum kırık çekmecelerimi örtün.

zeytinlere uzun uzun bakıp denizlerden söz etmeye başlayan birine elmayı kabuğuyla yemeyi tembihlemekten geçtim

elmanın üzerindeki siyah beneklerin elmanın çilleri olduğuna birilerini inandırmaya çalışmaktan da geçtim,

serçe parmaklarını zebercet yüzüklerde sallandıran beyaz kadınlar görmemeliyim daha fazla

örtün.

(ellerindesumbulteber-deactivate gönderdi)